Kayıp Gül 2 Ölümsüz Kalp - Serdar Özkan

Perşembe, Ekim 20, 2016


''Evrende ne varsa, dışarıda değil, sende.
Her ne arayacaksan, ara onu kendinde.''
                                                                       MEVLANA 

Öncesinde Serdar Özkan'a ait iki kitabına blogum da yer vermiştim. Birinci kitabı olan Kayıp Gül ve beşinci kitabı olan Aşkın Resmi bu serinin beğendiğim iki kitabıydı. İlk olarak serinin beşinci kitabını okumuş olmakla hata yapmış olsam da seriyi zaman için de bitirmem gerektiğini düşünecek kadar çok sevmiştim Kayıp Gül serisini.

Serdar Özkan'ın birinci kitabı olan Kayıp Gül, Kayıp Gül 2 Ölümsüz Kalp adlı kitabına oranla daha çok sevdiğim bir kitap olmuştu. Daha gerçekçi ve akıcı gelmişti bana.

Kayıp Gül 2 Ölümsüz Kalp ise ilk kitaptan esinlenerek yazılmış bir kitap olmasına rağmen işleyişi hikayenin devamı şeklinde gelişmiyor. İlk kitapta olduğu gibi Diana ve ikiz kardeşi Mary'in arayışı sürüyor olsa da Diana küçük bir kız çocuğu olarak karşımıza çıkıyor bu kitapta. Olaylar ise Efes de geçiyor. İlk kitapta da olduğu gibi Artemis ve Meryem, Konuşan Güller konu edildiği gibi rüyalar, düşler, ölümsüzler ve sevgiye de yer veriliyor.

Bu kitapta Diana kalbinin derinliklerine yolculuğa çıkıyor ve arayışı bu şekilde devam ediyor. Bu yolculuğun Diana için en önemli, belki de tek amacı ikiz kardeşi Mary'yi kurtarmak istemesi. Ancak bu amaç uğruna zorlu yollardan geçmesi, kalbinin sesini dinlemesi ve kendisiyle yüzleşmesi gerekiyor. Her şeyden önce sevgi amaçlanıyor.

İlk kitaba oranla çok daha fazla fantastik bir roman Kayıp Gül 2 Ölümsüz Kalp. Belki de fantastik bir roman olduğu için Küçük Prens, Simyacı ve Martı gibi kitaplarla kıyaslanıyor. Önemli başarılara sahip olan bir kitap olsa da, bir o kadar da tartışmalı bir seri.
Aşırıya kaçan fantastik ögelere sahip olsa da bir çırpıda bitirilebilecek çerez niyetine bir kitap. Özellikle edebi yönü ağır basan kitaplardan sonra belki de bir gün de sizi yormadan kendini okutabilecek düzeyde.

Kayıp Gül ile ilgili yayınlandığı dönemde iyi veya kötü bir çok yorum yapıldı. Gösterilen ilginin olması gerektiğinden çok daha fazla olduğunu düşünen bir kesim olduğu gibi, hak ettiğini düşünenler ve başarılı bulanlar da oldu. Serinin üç kitabını okudum ancak bende seriyi genel olarak beğendim. Ancak özellikle vurgulamak istiyorum Küçük Prens gibi bana göre efsane olan eserlerin yanına Kayıp Gül serisini koyabileceğimi de düşünmüyorum.

En başta da söylediğim gibi serinin okuduğum iki kitabı olan Kayıp Gül ve Aşkın Resmi adlı kitapları hakkındaki düşüncelerime buradan ulaşabilirsiniz. 

Bunlarda İlginizi Çekebilir

5 yorum

  1. Gerçeklikten uzaklaşan kitapların okunurluğu ve etkisi azalıyor bende. O nedenle fantastik kitaplar okuma listemde neredeyse yok. Hiç bulaşmasam daha iyi sanki ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kitap öyle olabilir gerçekten :) Ama simyacı, martı ve en önemlisi bence Küçük Prensi listenize alabilirsiniz :) Tabi bu benim düşüncem :)

      Sil
  2. Bu seriyi merak ettim. Okunacaklar listeme alayım. Epey kabarık bir liste oldu ama ne yapayım bloglarda yorumları okuyup merak ediyorum. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnan benim listem de fazlasıyla kalabalık aynı nedenle :) O zaman umarım beğenirsin seriyi :)

      Sil
  3. Kayıp Gül bir dönemin efsane kitabı haline getirilmişti , ben de o fırtınadan nasibimi almış ve okumuştum , açık konuşmak gerekirse , tutmamıştı elektriğimiz , sonrasında hiç özkan okumadım :((

    YanıtlaSil

Google+ Followers

Facebook

Subscribe