Küçük Arı - Chris Cleave - Kitap Yorumu

Pazartesi, Eylül 21, 2015

YAZAR: Chris Cleave

ÇEVİREN: Nalan Işık Çeper

SAYFA SAYISI: 344


En sevdiğim romanlardan birisi olan küçük arıyla başlamak istiyorum. Böylesine zor
 günlerden geçerken küçük arının anlamlı bir roman olduğunu düşünüyorum.

Bize sığınan bir halkın günlerdir nasıl yok olduğunu izliyoruz. Büyük umutlarla çıktıkları yollarda nasıl boğulup gittiklerini görüyoruz. Elimizden bir şey gelmez ki diyemiyorum. Elimizden mutlaka bir şeyler gelir. Ama belki işimize gelmiyor belki de görmek ve duymak istemiyoruz. 
Küçük arı bu topraklarda geçen bir hikayeye sahip olmasa da, aynı acıları size hissettirecek bir hikayeye sahip. Dünyanın neresinde olursanız olun bir yerlerde benzer acıları çeken insanları görmek sizi etkiliyor. Küçük arı gerçekte yaşanan bir hikaye değil ama bir yerlerde insanların daha kötülerini yaşadığını biliyoruz. İçimden geçenleri söyledikten sonra kitabın konusuna geçebilirim sanırım.

Nijaryadaki petrol savaşlarıyla birbirlerine düşen kabilelerin, birbirlerine verdikleri zararlar konu edilmiş. Küçük arı gerçek ismi ‘’udo’’ ailesini petrol savaşlarında kaybeden küçük bir kızdır. Küçük arı ve ablası günlerce ormanda koşarak, saklanarak günlerini geçirirler. En sonunda kumsalda saklanırlarken karşılaştıkları İngiliz çifte onların kaderini değiştirmeye yetmez.
Sarah yani İngiliz karakter, küçük arı ve ablası için onları kovalayan askerlerin istediği gibi parmağını kesmiş olsa da, küçük arı ve ablasının kaçınılmaz sonunu değiştiremez. O gün küçük arının ablasına defalarca tecavüz edip sonrada öldürülmesine kimse engel olamaz ve o gün küçük arının ablasını hayallerinden hariç gördüğü son gün olmuştur. Sarahın eşi Andrew ise aynı cesareti gösterememenin vicdan azabıyla yaşamaya başlar.
Aradan yıllar geçer küçük arı artık İngiltere' ye bir şekilde gelen bir kaçak göçmen olarak Sarah ve Andrew’ in kapısını çalar. Andrew karşısına tekrar çıkan küçük arının bir hayal olduğunu düşünür ve kendini o gece asar. Sarah ise kocasının ölümüne rağmen küçük arıyı evine alır ama bu durum çok uzun sürmez çünkü küçük arı kaçak bir göçmendir. Sarahın oğlu Charli’ nin  kaybolmasıyla gelen polisler tarafından küçük arı yakalanır. Ülkesine gönderilmek üzere bir uçağa bindirilmesine rağmen Sarah yanında olabilmek için çabalamaya devam eder.

Bu romanda benim en sevdiğim karakter sarah idi. Sebebi ise yıllar önce tatil için gittiği Nijaryada karşılaştığı bu küçük kız için bütün hayatını değiştirecek cesarete sahip olabilmesi ve onun için elinden gelen her şeyi yapması beni Saraha hayran bıraktı.

Ve bu romanı okurken geçen tek bir cümle göz yaşlarımı tutamamama sebep olmuştu. O cümle her şeyi anlatmaya yetecektir zaten diye düşünüyorum. Umarım bu romanı okursunuz beyeneceyinize eminim.
‘’Barış insanların birbirine gerçek adlarını söyleyebildikleri bir zamandır.’’

Diğer yayınlarımı okumak için bloguma buradan ulaşabilirsiniz.

Bunlarda İlginizi Çekebilir

5 yorum

  1. bloguna baktım daaa iyi okuyosun hızlı okuyosun maşallah yaaaa. bi deee aramıza hoşgeldiin. görüşürüz kiiii. büssürü arkadaşımız var kitap blogçusu. dur onlara da tanıtırım ki seni. getiririm arkadaş. en kısa zamanda yapayım du bugünlerde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :-) Çok yeni bir blog umarım daha çok okuyup daha çok yazabilirim. Desteğin için teşekkür ederim :-)

      Sil
  2. Lisedeyken en sevdiğim kitaptı.Halende farklı bir yeri var bende

    YanıtlaSil
  3. Konusu ilgi çekici...Kitap okuma hızınıza yetişilmiyor cidden kıskandım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Bu aralar öyle oldu sanırım :) Kısa bir süre için boş zamanım var değerlendiriyorum diyelim. Güzel kitap Umarım beğenirsiniz olur da okursanız :D

      Sil

Google+ Followers

Facebook

Subscribe