AMERİKAN TANRILARI KONUSU
Gölge, cezasının bitmesini ve eşiyle birlikte hayatına kaldığı yerden devam etmeyi planlamaktadır. 3 sene süren cezasının bitmesine bir gün kala karısı Laura'nın bir trafik kazasında öldüğünü öğrenir. Bu haberle birlikte erken tahliyesine karar verilir ve eşinin onun için ayırttığı uçak biletleriyle cenazeyi almak için yola çıkar. Uçakta gizemli bir adam olan Bay Çarşamba'yla karşılaşır ve aldığı iş teklifi hayatını daha karmaşık bir hale getirir. Yeni tanrıların ve eski tanrıların arasında bir savaşın tam ortasında kalır.
Gölge, cezasının bitmesini ve eşiyle birlikte hayatına kaldığı yerden devam etmeyi planlamaktadır. 3 sene süren cezasının bitmesine bir gün kala karısı Laura'nın bir trafik kazasında öldüğünü öğrenir. Bu haberle birlikte erken tahliyesine karar verilir ve eşinin onun için ayırttığı uçak biletleriyle cenazeyi almak için yola çıkar. Uçakta gizemli bir adam olan Bay Çarşamba'yla karşılaşır ve aldığı iş teklifi hayatını daha karmaşık bir hale getirir. Yeni tanrıların ve eski tanrıların arasında bir savaşın tam ortasında kalır.
''Bir fırtına yaklaşıyor.''
Modern dünyanın tanrıları vardır artık. Televizyon, para, medya, teknoloji, uçaklar, AVM'ler, internet, cep telefonları gibi yeni kavramların tanrıları güç kazanmaktadır. Diğer yanda unutulan ve unutuldukça yok olan eski tanrıların mücadelesi vardır.
''Sen kimsin?'' diye sordu Gölge.
''Tamam,'' dedi kadın. ''İyi soru. Ben aptal kutusuyum. Televizyonum. Her şeyi gören gözüm ve katot ışını dünyasıyım. Budala tüpüyüm. Ailenin hayran hayran bakmak üzere toplandığı küçük mabedim.''
''Televizyon musun? Yoksa televizyondaki biri misin?''
''Televizyon sunaktır. Ben insanların adına kurban verdiği şeyim.''
''Ne kurban ediyorlar?'' diye sordu Gölge.
''Çoğunlukla zamanlarını'' dedi Lucy. ''Bazende birbirlerini.''
''Kişisel hikayelere ihtiyaç duyarız. Kişiler olmasa yalnızca sayıları görürüz: bin ölü, yüz bin ölü, ''kayıplar bir milyona çıkabilir.'' Kişisel hikayeler sayesinde, istatistikler insanlara dönüşür; ama bu bile yalandır, çünkü insanlar kendi başlarına sersemletici ve anlamsız sayılar içinde acı çekerler.''
''İnsanlar inanır, diye düşündü Gölge. İnsanların yaptığı budur. İnanırlar. Sonra da İnançlarının sorumluluğunu almazlar; bir şeyler yaratırlar ve yarattıklarına güvenmezler. İnsanlar karanlığı doldurur; hayaletlerle, tanrılarla, elektronlarla, hikayelerle, İnsanlar hayal eder ve insanlar inanır, kibir şeyleri olduran da o inançtır, kaya kadar sağlam o inanç.''
BENİM YORUMUM
Kitabın kurgusu biraz zorlayıcıydı. Konu itibari ile ağır bir kitap olsa da ustaca kurgulandığını düşünüyorum. Uzun ve yavaş ilerleyen bir hikaye ve bu durum beklediğimden daha uzun zamanda kitabı bitirmeme neden oldu. Üzerinde düşündüren bir kitap Amerikan Tanrıları. Boş bir zamanda ayrıntıları kaçırmadan, dikkatli bir şekilde okunması gerektiğini düşünüyorum. Bu kitap için Fantastik türünde bir kitap demek doğru olur. Ancak böyle söyleyince aksiyon dolu bir hikaye beklenebilir. Böyle bir beklentiniz varsa okumanızı önermiyorum. İlerleyen sayfalarda aksiyonun doruk noktasına çıkacağı beklentisiyle okursanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Çok heyecanlı ilerlemese de ince ince işlenmiş bir hikaye ve yazarın başyapıtı sayılmasının nedeni de bu sanırım.
Birde çok fazla karakterin olması takip ederken daha fazla zorlanmanıza neden oluyor. Yazarın karakterleri çok iyi betimlediğini düşünüyorum. Hatta karakterleri daha ayrıntılı tanımak isterdim. Bazı bölümleri çıkartıp karakterlerin üzerine daha fazla gidebilirdi. Zaafları, hayalleri, korkuları, farklı bakış açıları olan bu karakterlerin hiç biri birbirine benzemiyor. Sırf bu nedenle yazarın hayal gücüne hayran kaldım sanırım. Her birinin kendine özgü özellikleri var ve kitaba iyi bir şekilde yansıtılıyor.
Çok fazla mitolojik unsurlar içeren kitaplar okuyan biri değilim. Kitabın sonunda Yalnızca Tanrılar Gerçektir bölümü olmasaydı benim için çok zorlayıcı olabilirdi bu kitap. Karakterlerin hangi tanrı olduğu bu bölümde ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Tavsiyem bu bölüme zaman zaman göz atmanız yönünde. Ben öyle yaptık ve çok daha kolay ilerledi hikaye. Ayrıca, kitapta yer alan tanrıların isimleri okuyucuya doğrudan verilmiyor. Bu nedenle bazı özellikleriyle o tanrıları sizin bulmanız gerekiyor. Mitoloji konusunda az da olsa bilginiz varsa sizi çok zorlayacağını düşünmüyorum. Çok fazla bilgiye sahip değilseniz benim gibi Tanrılar listesine sık sık göz atmanız gerekecektir.
Kitapta Gölge karakteri sayesinde Amerika'yı küçük kasabalarına kadar dolaşma fırsatı buluyorsunuz. Bu süreçte farklı bir çok karakterle tanışıyorsunuz. İskandinav, Mısır, Hint, Slav, Rus, Afrika, Alman, Amerikan, Kızılderili, Macar, İrlanda gibi farklı kültürlerden tanrılara yer veriliyor. Ayrıca kitabın içinde farklı hikayeler de var. Her biri tek başına bir kitap olabilir dediğimiz türden hikayeler.
Birde çok fazla karakterin olması takip ederken daha fazla zorlanmanıza neden oluyor. Yazarın karakterleri çok iyi betimlediğini düşünüyorum. Hatta karakterleri daha ayrıntılı tanımak isterdim. Bazı bölümleri çıkartıp karakterlerin üzerine daha fazla gidebilirdi. Zaafları, hayalleri, korkuları, farklı bakış açıları olan bu karakterlerin hiç biri birbirine benzemiyor. Sırf bu nedenle yazarın hayal gücüne hayran kaldım sanırım. Her birinin kendine özgü özellikleri var ve kitaba iyi bir şekilde yansıtılıyor.
Çok fazla mitolojik unsurlar içeren kitaplar okuyan biri değilim. Kitabın sonunda Yalnızca Tanrılar Gerçektir bölümü olmasaydı benim için çok zorlayıcı olabilirdi bu kitap. Karakterlerin hangi tanrı olduğu bu bölümde ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Tavsiyem bu bölüme zaman zaman göz atmanız yönünde. Ben öyle yaptık ve çok daha kolay ilerledi hikaye. Ayrıca, kitapta yer alan tanrıların isimleri okuyucuya doğrudan verilmiyor. Bu nedenle bazı özellikleriyle o tanrıları sizin bulmanız gerekiyor. Mitoloji konusunda az da olsa bilginiz varsa sizi çok zorlayacağını düşünmüyorum. Çok fazla bilgiye sahip değilseniz benim gibi Tanrılar listesine sık sık göz atmanız gerekecektir.
Kitapta Gölge karakteri sayesinde Amerika'yı küçük kasabalarına kadar dolaşma fırsatı buluyorsunuz. Bu süreçte farklı bir çok karakterle tanışıyorsunuz. İskandinav, Mısır, Hint, Slav, Rus, Afrika, Alman, Amerikan, Kızılderili, Macar, İrlanda gibi farklı kültürlerden tanrılara yer veriliyor. Ayrıca kitabın içinde farklı hikayeler de var. Her biri tek başına bir kitap olabilir dediğimiz türden hikayeler.
Kitabın içinde önsöz ve sonsöz metinleri yer alıyor. Metin üzerinde yapılan değişikliklerin anlatıldığı bir bölüm, Neil Gaiman'la Amerikan Tanrıları üzerine yapılan kısa bir söyleşi ve Yalnızca Tanrılar Gerçektir bölümleri kitabı çok daha fazla anlaşılır kılıyor. Bu metinlerde Amerikan Tanrıları'nın nasıl kısaltıldığı ve 10.yıl adisyonu için asıl metniyle basılmaya karar verildiği süreç anlatılıyor. Eksiksiz tam metin olarak basılması kitabı 712 sayfalık oldukça kalın bir kitap yapıyor.
Okuduğum ilk Neil Gaiman kitabı Amerikan Tanrıları oldu. Bir sonraki Neil Gaiman kitabım, Amerikan Tanrıları kitabıyla birlikte aldığım Vadinin Hükümdarı olacak. Bir tuğla görümünde olan bu kitaptan sonra sadece 80 sayfa olan Vadinin Hükümdarı benim için çok bir şey ifade edebilir mi bilmiyorum ama okumak için sabırsızlanıyorum. Kitabın birde dizisi var. İzlemek için kitabın bitmesini bekliyordum. Dizinin ismi American Gods. Bu yazıyı yayınladıktan sonra başlıyorum.
Okuduğum ilk Neil Gaiman kitabı Amerikan Tanrıları oldu. Bir sonraki Neil Gaiman kitabım, Amerikan Tanrıları kitabıyla birlikte aldığım Vadinin Hükümdarı olacak. Bir tuğla görümünde olan bu kitaptan sonra sadece 80 sayfa olan Vadinin Hükümdarı benim için çok bir şey ifade edebilir mi bilmiyorum ama okumak için sabırsızlanıyorum. Kitabın birde dizisi var. İzlemek için kitabın bitmesini bekliyordum. Dizinin ismi American Gods. Bu yazıyı yayınladıktan sonra başlıyorum.
Yeni bir kitapta görüşmek üzere...









