Kör Baykuş, Sadık Hidayet'in 1936 yılında çıkartılan ve başyapıtı olarak kabul edilen kısa romanı. Çevirisi ilk olarak 1977'de Behçet Necatigil tarafından yapıldı. Modern İran edebiyatının en önemli eserlerinden biri kabul edilen Kör Baykuş, ayrıca bir çok ülkede ses getirdi. Yazarın 1936'da yayınlandığı romanı günümüzde İran da yasaklı kitaplar arasında yer almaya devam ediyor.
Roman ilk olarak Behçet Necatigil tarafından yazılan, Türkçede İran Edebiyatı ve Doğumunun 75.Yılında Sadık Hidayet başlıklı ön söz ile başlıyor. Sonunda ise yakın arkadaşı Bozorg Alevi tarafından yazılmış olan Sadık Hidayet'in Biyografyası yer alıyor. Bu bölümlerde yazarın hayatı ve eserleri hakkında ayrıntılı bilgi edinebiliyorsunuz.
SADIK HİDAYET KİM?
Sadık Hidayet, 1903'te Tahranda doğdu. Tanınan bir aileden geliyordu. Eğitimini tamamlamak için Belçika'ya sonra Fransa'ya geçti. İlk eserlerini de bu dönemde yazdı. Tahrana döndükten sonra Ailesinin kimliğini kullanarak devletin önemli isimlerinden biri olabilecekken, bir katip olarak çalışmayı tercih etti.
1951'de Başbakan olan eniştesi katledildi. Sadık Hidayet bu olay üzerine daha önce gerçekleştirdiği intihar girişimlerine bir yenisini ekledi. Paris'te hava gazlı bir apartmanda, gaz musluğunu açarak intihar etti.
KÖR BAYKUŞ KONUSU
Roman birbiri ile bağlantılı iki hikayeden oluşuyor. Birinci hikayede tek başına yaşayan, sürekli Afyon ve Şarap tüketen bir ressam konu ediliyor. Bir gün yaptığı resimlerinde yer verdiği kadın karşısına çıkıyor ve ikinci hikayeyi yazmaya karar veriyor.
İkinci bölümde ise karısı tarafından aldatılan hasta bir adamın hayat hikayesi anlatılıyor. Karısına olan aşkı, sevgisi ve hayalleri konu ediliyor. Diğer bir yandan ise karısının başka adamlarla kendisini aldatıyor olmasını kabullenemiyor ve içinde büyüyen kin ve nefret duygularına yer veriliyor. Bu duygular içinde her geçen günün daha da kötüye gittiği, sonunda ölümü bekleyen bir karakterin hikayesine dönüşüyor.
BENİM YORUMUM
Öncelikle Kör Baykuş, sanırım benim İran edebiyatından okuduğum ilk kitaplardan biri. Yazarın Modern İran edebiyatının kurucularından kabul ediliyor olması ve çevirisinin Behçer Necatigil tarafından yapılması okumamın en önemli sebeplerindendi. Çeviri beklediğim gibi kusursuz bir şekilde yapılmıştı. Akıcı ve anlaşılır. Ayrıca bu aralar sürekli karşıma çıkıyor ve kapak tasarımı da dikkatimi çekiyordu.
Akıcı ve anlaşılır bir anlatıma sahip olmasına rağmen rüyalar, kabuslar arasında giden bir hikaye söz konusu. Bu nedenle olsa gerek zor kitaplardan. Tekrar tekrar okusanız dahi eksik kalacak bir çok ayrıntı var gibi. Hikayede yer alan diğer karakterler aslında kendisinin bir yansıması hissini veriyor. Romanda birbiri ile bağlantılı olan iki hikayeden oluşmuş olsa da. Yer alan karakterler birbirine benzerlik gösteriyor.
Kör Baykuş, 95 sayfadan oluşan kısa bir roman. Üstelik Behçet Necatigil ve Bozorg Alevi bölümleri de çıkartıldığı taktirde çok daha kısa bir hikaye söz konusu. Acılar, bunalımlar, nefret, aşk, tutku, ölüm birleşince okuru çaresizliğin içine sürüklüyor ancak yine de ölmeden önce okunması kitaplardan biri kesinlikle. Sadık Hidayet'in hayat hikayesini de okuyunca neden böyle bir karamsarlık içinde olduğunu da anlamak çok zor değil.
Roman ilk olarak Behçet Necatigil tarafından yazılan, Türkçede İran Edebiyatı ve Doğumunun 75.Yılında Sadık Hidayet başlıklı ön söz ile başlıyor. Sonunda ise yakın arkadaşı Bozorg Alevi tarafından yazılmış olan Sadık Hidayet'in Biyografyası yer alıyor. Bu bölümlerde yazarın hayatı ve eserleri hakkında ayrıntılı bilgi edinebiliyorsunuz.
SADIK HİDAYET KİM?
Sadık Hidayet, 1903'te Tahranda doğdu. Tanınan bir aileden geliyordu. Eğitimini tamamlamak için Belçika'ya sonra Fransa'ya geçti. İlk eserlerini de bu dönemde yazdı. Tahrana döndükten sonra Ailesinin kimliğini kullanarak devletin önemli isimlerinden biri olabilecekken, bir katip olarak çalışmayı tercih etti.
1951'de Başbakan olan eniştesi katledildi. Sadık Hidayet bu olay üzerine daha önce gerçekleştirdiği intihar girişimlerine bir yenisini ekledi. Paris'te hava gazlı bir apartmanda, gaz musluğunu açarak intihar etti.
KÖR BAYKUŞ KONUSU
Roman birbiri ile bağlantılı iki hikayeden oluşuyor. Birinci hikayede tek başına yaşayan, sürekli Afyon ve Şarap tüketen bir ressam konu ediliyor. Bir gün yaptığı resimlerinde yer verdiği kadın karşısına çıkıyor ve ikinci hikayeyi yazmaya karar veriyor.
İkinci bölümde ise karısı tarafından aldatılan hasta bir adamın hayat hikayesi anlatılıyor. Karısına olan aşkı, sevgisi ve hayalleri konu ediliyor. Diğer bir yandan ise karısının başka adamlarla kendisini aldatıyor olmasını kabullenemiyor ve içinde büyüyen kin ve nefret duygularına yer veriliyor. Bu duygular içinde her geçen günün daha da kötüye gittiği, sonunda ölümü bekleyen bir karakterin hikayesine dönüşüyor.
BENİM YORUMUM
Öncelikle Kör Baykuş, sanırım benim İran edebiyatından okuduğum ilk kitaplardan biri. Yazarın Modern İran edebiyatının kurucularından kabul ediliyor olması ve çevirisinin Behçer Necatigil tarafından yapılması okumamın en önemli sebeplerindendi. Çeviri beklediğim gibi kusursuz bir şekilde yapılmıştı. Akıcı ve anlaşılır. Ayrıca bu aralar sürekli karşıma çıkıyor ve kapak tasarımı da dikkatimi çekiyordu.
Akıcı ve anlaşılır bir anlatıma sahip olmasına rağmen rüyalar, kabuslar arasında giden bir hikaye söz konusu. Bu nedenle olsa gerek zor kitaplardan. Tekrar tekrar okusanız dahi eksik kalacak bir çok ayrıntı var gibi. Hikayede yer alan diğer karakterler aslında kendisinin bir yansıması hissini veriyor. Romanda birbiri ile bağlantılı olan iki hikayeden oluşmuş olsa da. Yer alan karakterler birbirine benzerlik gösteriyor.
Kör Baykuş, 95 sayfadan oluşan kısa bir roman. Üstelik Behçet Necatigil ve Bozorg Alevi bölümleri de çıkartıldığı taktirde çok daha kısa bir hikaye söz konusu. Acılar, bunalımlar, nefret, aşk, tutku, ölüm birleşince okuru çaresizliğin içine sürüklüyor ancak yine de ölmeden önce okunması kitaplardan biri kesinlikle. Sadık Hidayet'in hayat hikayesini de okuyunca neden böyle bir karamsarlık içinde olduğunu da anlamak çok zor değil.




