Bir yıl söylediğimde kısa bir süre gibi geliyor bana. Ama düşündüğümde öyle olmadığını biliyorum. Gerçekten çok fazla zaman harcadım ve emeklerimle hazırladım. İlk blog açmaya karar verdiğim günleri hatırlıyorum da aslında hiç bir şey bilmiyordum. Sadece internet üzerinden araştırmış ve haftalarca uğraşmak zorunda kaldığımı hatırlıyorum. Buna rağmen eksiklerle doluydu. Bu gün bile tam olduğunu düşünmüyorum o ayrı konu. İtiraf etmek gerekirse teknik bilgiler sıfırdı. Su anda da çok iyi olduğu söylenemez ama en azından neyi nasıl yapacağım konusunda nerelerden bilgi alabileceğimi biliyorum.
Ama teknik bilgilerden daha önemli olan bir şey varsa buda içerik sanırım. İlk yazılarıma baktığımda ne kadar da eksik olduklarını görebiliyorum. Ancak bu yazılarımı silmeyi de düşünmüyorum. Aslında bir yılda ne kadar çok yol aldığımı gösteriyorlar bana. Bir yıl önceki yazılarım saatlerce uğraşım aslında hiç bir şey yapamamak gibiymiş. Ama yine de gurur duyuyorum. Sebebi ise hepsi benim.
İlk gelen yorumları hatırlıyorum. İlk takipçileri. Daha fazla yazmak istememin en önemli nedenleri. Onlara da teşekkür etmeliyim. Gerçekten iyi kalpli insanlardan destek aldığımı düşünüyorum. Sadece tek bir yorum bile beni inanılmaz mutlu etmişti. Bir yıl içerisinde iyi arkadaşlıklarda kurdum. Aslında belki hiç birinizi yolda görsem tanımam. Sizde beni tanımazsınız. Ama yine de hakkınızda nede çok şey biliyorum. Bir de çok şey öğrendim sanırım. Aslında nede çok şey bilmediğimi ve öğrenmenin sonu olmadığını. Şimdi dünyaya çok daha güzel bakabiliyorum.
Hatalarım da vardı tabi ki. Benim blogum kitaplar üzerine odaklanmış bir blog. Açıkçası hayatım ile ilgili farklı konuları paylaşmamak gibi bir kararım var ve bu kararım bu gün de geçerli. Bu nedenle her gün yayın yapma yada yazı yazma gibi bir şansım olmuyor. Haftada bir yada iki paylaşım yapabiliyorum en fazla. Aslında demek istediğim kitap paylaşımı yapabilmek için o kitabı okuyup bitirmiş ve üstelik üzerinde ne yazabileceğimi düşünmüş olmam lazım. Ama bu konuda bir zamanlar hızlıydım. Daha çok kitap okumak ve daha çok paylaşmak istiyordum. Ama bir süre sonra sıkılmaya başladığımı fark ettim. Kitap okumak güzel. Açıkçası en çok sevdiğim şey. Ama her şeyinde bir sınırı olmalı. Bir şeyi zevk alarak yapmalısınız. Olmuyorsa biraz ara vermeli. Bu nedenle bir ara çok çok çok az yazı paylaştığımı hatırlıyorum. Ama şimdi o hırsımdan kurtuldum ve sadece istediğim zaman okumayı ve istediğim zaman paylaşmayı öğrendim.
Son olarak hayranlıkla baktığım bloglar var. Yazılarını kaçırmadan okuduğum ve sürekli daha iyisini yapmak istememe neden olan bloglar. Birde yıllardır yazan bloglara hayranım. Bende o günleri görmek istiyorum. Bir yıl ne ki demek falan istiyorum. Yazdıklarımın hepsini okumadıysanız bile. Yorumlarınızla beni mutlu edin :) İlk günkü gibi mutlu olacağıma emin olabilirsiniz.
Bir de bu resimler ne diye soracak olursanız. Bir yıl içerisinde blogum için kullandığım resimler kendileri. Ama aslında bu gün bile tam içime sineni yaratamadım.







