Dan Brown kitaplarının sonuncusu Başlangıç, ilk baskısını Ekim 2017 tarihinde yapmıştı ve 535 sayfa olarak Altın Kitaplardan çıktı.
Birçok ülkede aynı gün çıkması ve kitabın çevirilerinin yapılması için tüm çevirmen ve editörlerin 1 ay boyunca herhangi bir teknolojik alet kullanmadan, dışarıyla bağlantılarının tamamen kesilerek çevirilerini tamamlamaları okuyucularının merak duygularını katlayan pazarlama hamlelerindendi. Bağlı oldukları yayınevlerine dahi bilgi vermeleri yasaklanmış, bunun için gizlilik sözleşmesi imzalatmışlardı. Bu durum kitap satış oranlarına da büyük katkıda bulunmuş oldu ve tabi ki beklentiyi de arttırmış oldular böylece.
BAŞLANGIÇ KONUSU
Robert Langdon'un öğrencisi ve arkadaşı olan Edmond Kircsh, Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? sorularının cevabını bulduğunu iddia eden bir gelecek bilimci ve milyonerdir. Bir çok bilimsel çalışmaya imza atmıştır. Özellikle gelecek ile ilgili tahminlerinin doğru çıkmasıyla ve din karşıtı görüşleriyle ünlenmiştir. Robotik bilim, Yapay zeka konusunda önemli buluşları olan bir bilim insanı ve sanat alanında zengin bir koleksiyonun sahibidir.
Kircsh, dünyayı derinden sarsacak son çalışmasını dünyaya duyurmadan önce üç büyük dinin önde gelen temsilcileriyle çalışmalarını paylaşır. İspanya'nın en etkili savunucularından biri olan Psikopos Valdespino, İslam din adamı Ulema Seyyid el Fadıl ve Haham Yahude Köves'e tedirgin edici bir sunum yapar.
Bilim mi? Din mi? Nereden geliyoruz? Nereye gidiyoruz?
Tüm insanlığı sarsacak ve tüm dinleri yıkıma götürebilecek bu sunum, üç din liderinin hiç hoşuna gitmez ve Kircsh'ı engellemenin bir yolunu aramaya başlarlar.
''Şaşırtıcı bulacağınızı tahmin ettiğim bilimsel bir buluşum sebebiyle bugün buradayım. İnsanlık deneyimimizin en temel iki sorusuna cevap bulma ümidi ile yıllardır peşinden koşuyorum. Bu bilginin tüm inananları derinden etkileyeceğine inanıyorum. Nasıl derem 'yıkıcı' diye tanımlanabilecek bir değişikliğe sebep olabilir. Birazdan görecekleriniz, dünyayla paylaşmayı umduğum sunumun kaba bir kesiti. Fakat bunu yapmadan önce dünyanın en etkili din adamlarına danışmak, en çok etkilenecek kişilerce nasıl algılanacağını öğrenmek istedim.''
Kircsh, bu sırrı dünyaya Bilbao Guggenheim Müzesinde açıklamaya karar verir. Müzenin müdürü ve İspanya prensinin nişanlısı olan Ambra Vidal ile birlikte organize ederler ve Robert Langdon da bu sunuma davet edilir. Kircsh, tarafından üretilen, yapay zeka Winston ise sunum sırasında olabilecek tehlikeleri engellemek ve olabildiğince fazla kişiye duyurmakla görevlendirilir.
Kircsh, buluşunu canlı yayında açıklamaya başladığı sırada trajik bir şekilde öldürülür. Ölümünün ardından Robert Langdon ve Ambra, Kircsh'ın ölümüne neden olan bu keşfi tüm dünyaya duyurmaya karar verirler. Ancak bu tahmin ettiklerinden de zor olacaktır.
''İnsanoğlu ilerleyişinin zaman çizelgesi sıkışmaya başladı, 'antik' ile 'modern'i birbirinden ayıran bölüm iyice daralıyor. Bu sebeple, inanın bana, insanın gelecek birkaç yıl içindeki ilerleyişi şok edici, ayrıştırıcı ve hayal etmesi imkansız olacak!''
''On birinci yüzyılın sonunda dünyadaki en büyük entelektüel keşifler Bağdat ve çevresinde yaşanıyordu... Sonra bütün bunlar neredeyse bir gecede değişti. İslam tarihinin en nüfuslu şahıslarından bir din alimi yazdığı bir dizi ikna edici reddiye ve risaleyle Eflatun'un ve Aristo'nun felsefesini eleştirdi ve rivayete göre matematiği 'şeytan felsefesi' ilan etti. Bilimsel düşünceyi küçümseyen olaylar dizisi bu şekilde başladı.''
''Bu romanda bahsi geçen tüm sanat eserleri, mimari yapılar, bilimsel çalışmalar ve dini örgütler gerçektir.'' diyerek başlıyor roman ve İspanya'nın önemli mekanlarında dolaşırken buluyorsunuz kendinizi. Yazarın muazzam bir sanat tarihi bilgisi var ve eserlerinde bu bilgisini çok güzel bir şekilde kullana biliyor. Not alarak okumak ve sonrasında bahsettiği bilgileri biraz araştırarak çok daha faydalı oluyor. Hikayeye biraz daha gerçeklik katmış oluyorsunuz böylece.
Din ve bilim arasında yüzyıllardır süregelen tartışmalar ekseninde ilerliyor roman. Deneyler, yapay zeka,fizik, kimya, evrim, bilimsel teoriler ve farklı alanlarda bir çok araştırmaya yer veriliyor. Bolca dini imge kullanılıyor ve farklı tarikatların adı geçiyor. Kiliseler, kütüphaneler, müzeler mekan olarak kullanılıyor. Özellikle İspanya'nın tarihi, sanat eserleri, siyasi yapısı ve tarihi yapıları hakkında fazlasıyla bilgiye sahip olabiliyorsunuz. Blog ve haber sitelerinin bahsi de bir çok yerde geçiyor ve yaşanan olayları halka duyurmak için kullanılıyor.
Zeki, kültürlü, hatta espiri yapma yeteneğine sahip olan Winston, kitabın en önemli karakterlerden biri ve yapay zekanın ulaştığı en son nokta olarak çıkıyor karşımıza. Kitabın sonuna doğru ise yapay zekanın tüm kolaylıklarına rağmen ne kadar tehlikeli olabileceğini görüyoruz ve bu biraz korkutuyor.
Bir simgebilim profesörü olan Langdon için şifreler olmazsa olmazdı ancak bu sefer teknoloji odaklı bir durum vardı ve diğer kitaplarda olduğundan daha az şifre çözerken gördük kendisini.
Kitapta heyecan uyandıran bir diğer konu ise İspanya Kraliyet Sarayında yaşananlar. Bir yere kadar merak edilen bir çok unsuru içinde barındırsa da sonlara yaklaştıkça neredeyse hiç bir sonuca varmaması ve yanlış anlaşılmalardan başka bir şey olmadığını görmek benim için çok da yeterli değildi. Sadece sonlara doğru Kraliyet Sarayı ile ilgili koyduğu bir detay komikti. Ancak İspanya Kraliyet Sarayında çok da komik karşılanmamış olsa gerek. Ayrıca öldürülen iki din adamının da gizemi ortaya tam olarak çıkmadı.
Cesurca yazılmış bir kitap olduğunu söylemeden de geçmek olmaz. Büyük dinlerin hedef alınıyor olması ve bu dinlere inanan insanların inançlarını lafını hiç esirgemeden sorguluyor yazar, diğer kitaplarında yaptığı gibi. Bu nedenle Vatikan'la arası çok da iyi olmadığı biliniyor zaten. Bunun dışında kurgusuna, diline, gizemine ve yazarın bilgisine söylenecek laf yok. Dan Brown ne yazsa okutur galiba. Sadece bu kitabında tasvir ve betimlemelere daha fazla yoğunlaşmış gibi geldi bana.
Başlangıç bir çok kitabın ve eserin alıntılarıyla dolu. Özellikle evrenin varoluş hikayeleri ve dinle olan bağlantıları hakkında bir çok kitaba yer verilmiş. Bu kitapların Türkçe'ye çevrilmiş olanları dip notta belirtiliyor.
Bu kitabı okuduktan sonra anlıyoruz ki dinlerin, evren ve bilimle sorununu çözmekten başka çaresi yok gibi gözüküyor.
''Gelecekte bizi bekleyen hayata kavuşmak için önce kendi tasarladığımız hayattan kurtulmayı istemeliyiz.'' Joseph Campbell
Kitapta ismi geçen yerlerden bazılarını paylaşmak istedim. Çok daha fazlası kitapta..
![]() |
| Palacio Real |
![]() |
| Montserrat Manastırı |
![]() |
| Casa Mila |
![]() |
| Montjuic Kulesi |
![]() |
| Chapel Torre Girona |
![]() |
| La Basillica da la Sagrada Familia |












