Aşkım Kapışmak tarafından ekim ayında çıkartılmış olan Üzümlü Kek etkileyici bir hayat hikayesini konu ediyor. Yazdığı kişisel gelişim kitaplarıyla beden dili, ilişkiler, evren, aşk, mutluluk, sevgi, ruh sağlığı, gibi bir çok konuda adından söz ettiren yazar, son kitabında otizmli bir gencin hikayesini anlatıyor.
Kitabın ismi bu otizmli gencin yani Enes'in Üzümlü Kek yapmayı çok sevmesinden geliyor. Enes mutfakta zaman geçirmeyi ve kek yapmayı çok seviyor. Öyle çok seviyor ki yapmak istediği kekin bir kere tadına bakması yetiyor. Aynısını hatta daha güzelini yapıyor. Kek yapmayı çok sevdiği gibi fotoğraf çekmeyi de çok seviyor. İnsanlarla sadece çektiği fotoğraflarla iletişim kurabiliyor.
Enes iyi bir gözlemci olarak çıkıyor karşımıza. Enes'in dilinden anlatılan bu bölümler yazarın okuyucusuna aslında anlatmak istediklerinden oluşuyor. Enes'in duygularıyla dile gelen bu bölümlerde anne ve babasıyla olan ilişkisini, hayata bakış açısını ve sorgulayışını, ablasıyla olan ilişkisini, aşkı ve insanları gözlemliyor. Enes'in iç sesiyle anlatılan bu bölümler, hiç kuşkusuz romanın en etkileyici bölümlerini oluşuyor.
Enes ablası ve ona bakan Nilgün Teyzesi ile birlikte yaşıyor. Ablası Zeynep, Annesi ve Babasının ölümünden sonra sadece kardeşi için yaşamaya başlıyor. Kardeşinin daha iyi olabilmesi için elinden geleni yapıyor. Romandaki diğer bir karakter ise Ali. Enes Ali'yi gördüğü ilk andan itibaren seviyor ve onu abisi olarak görmeye başlıyor. Sonrasında Enes, Zeynep, Ali ve Nilgün Teyze arasındaki ilişkilere yer veriliyor.
İnkılap Yayınları tarafından 224 sayfa olarak çıkartılan romanı ben 7.Antalya Konyaaltı Kitap Fuarın'dan aldım. Yazımın en başında da söylemiştim kitap çok kısa bir süre önce çıktı, Antalya Kitap Fuarı açılış tarihiyle hemen hemen yakın zaman da. Kitabının da çok yeni çıktığını düşünerek fuara imza etkinliği için gelebileceğini düşünmüştüm ancak listelerde ismi yoktu. Üzümlü Kek 1.Baskısıyla birlikte birde imzalı olsaydı güzel olurdu.
Ben Enes'in dilinden anlatılan bölümleri çok sevdim. Bu bölümleri okurken uzun uzun düşündüm üstünde. Ancak Zeynep, Ali, Nilgün teyze arasındaki diyalogların biraz eksik kalmış olabileceğini düşündüm. Hissettirdikleri duygular güzel olmakla birlikte, tam olarak geçmediğini düşünüyorum. Ama genel olarak bir şey söylemem gerekirse karakterleri, konuyu, kurguyu ve en önemlisi Enes'i çok sevdim. Umarım sizlerde severek okursunuz.
Kitabın ismi bu otizmli gencin yani Enes'in Üzümlü Kek yapmayı çok sevmesinden geliyor. Enes mutfakta zaman geçirmeyi ve kek yapmayı çok seviyor. Öyle çok seviyor ki yapmak istediği kekin bir kere tadına bakması yetiyor. Aynısını hatta daha güzelini yapıyor. Kek yapmayı çok sevdiği gibi fotoğraf çekmeyi de çok seviyor. İnsanlarla sadece çektiği fotoğraflarla iletişim kurabiliyor.
Enes iyi bir gözlemci olarak çıkıyor karşımıza. Enes'in dilinden anlatılan bu bölümler yazarın okuyucusuna aslında anlatmak istediklerinden oluşuyor. Enes'in duygularıyla dile gelen bu bölümlerde anne ve babasıyla olan ilişkisini, hayata bakış açısını ve sorgulayışını, ablasıyla olan ilişkisini, aşkı ve insanları gözlemliyor. Enes'in iç sesiyle anlatılan bu bölümler, hiç kuşkusuz romanın en etkileyici bölümlerini oluşuyor.Enes ablası ve ona bakan Nilgün Teyzesi ile birlikte yaşıyor. Ablası Zeynep, Annesi ve Babasının ölümünden sonra sadece kardeşi için yaşamaya başlıyor. Kardeşinin daha iyi olabilmesi için elinden geleni yapıyor. Romandaki diğer bir karakter ise Ali. Enes Ali'yi gördüğü ilk andan itibaren seviyor ve onu abisi olarak görmeye başlıyor. Sonrasında Enes, Zeynep, Ali ve Nilgün Teyze arasındaki ilişkilere yer veriliyor.
''Mesela sen benim otizmli olduğumu biliyorsun, peki ama otizmi biliyor musun? Ayrıca hadi beni ve otizmi biliyorsun, ama anlıyor musun? Anladın diyelim, ama hem benim duygularımı hem de kendi duygularını tanıyor musun? Bunlara hayır diyorsan... Ben senin için farklıyım demektir, engelliyim, deliyim, tuhafım, hatta bazen acınası, bazen üzülesiyim. İşte bilen ile bilmeyenin farkı bu: Bilmeyen için hastayım, bilen içinse sadece farklı biri...''Aşkım Kapışmak verdiği röportajlarda Enesin gerçek bir karakter olduğunu hatta kitapta ismini dahi değiştirmediği söylüyor. Mesleğe ilk başladığı yıllarda bir süre Enes'le çalışma fırsatı bulmuş ve ondan bir çok şey öğrenmiş. Romanda ablası olan Zeynep karakteri yerinde ise kendisinin olduğunu söylüyor. Üzümlü Kek ile ilgili film çalışmaları da yapılıyormuş ve kitap çıkmadan önce bu konuda bazı görüşmeler yapılmış.
İnkılap Yayınları tarafından 224 sayfa olarak çıkartılan romanı ben 7.Antalya Konyaaltı Kitap Fuarın'dan aldım. Yazımın en başında da söylemiştim kitap çok kısa bir süre önce çıktı, Antalya Kitap Fuarı açılış tarihiyle hemen hemen yakın zaman da. Kitabının da çok yeni çıktığını düşünerek fuara imza etkinliği için gelebileceğini düşünmüştüm ancak listelerde ismi yoktu. Üzümlü Kek 1.Baskısıyla birlikte birde imzalı olsaydı güzel olurdu.
Ben Enes'in dilinden anlatılan bölümleri çok sevdim. Bu bölümleri okurken uzun uzun düşündüm üstünde. Ancak Zeynep, Ali, Nilgün teyze arasındaki diyalogların biraz eksik kalmış olabileceğini düşündüm. Hissettirdikleri duygular güzel olmakla birlikte, tam olarak geçmediğini düşünüyorum. Ama genel olarak bir şey söylemem gerekirse karakterleri, konuyu, kurguyu ve en önemlisi Enes'i çok sevdim. Umarım sizlerde severek okursunuz.





