Sessiz Kalma!

Cumartesi, Mart 03, 2018

 YAZAR: Angie Thoman

ÇEVİRMEN: Boran Evren

YAYINEVİ: Yabancı Yayınları

SAYFA: 400
SESSİZ KALMA! KONUSU
On altı yaşındaki Starr Carter, çocukluk arkadaşı Khalil'in bir polis tarafından vurularak öldürüldüğüne şahit olan siyahi bir kız.
İki farklı hayatı var. Siyahilerin yaşadığı fakir bir mahallede oturuyor. Diğer yandan zengin aile çocuklarının okuduğu, siyahilerin azınlıkta olduğu özel bir liseye gidiyor. Babası eski bir çete üyesi, bu işleri uzun zaman önce bırakmış ve ailesiyle birlikte huzur içinde bir hayat yaşamaya çalışıyor. Khalil'in ölümüyle kurdukları bu düzen bozulmaya başlıyor. 

Birlikte oldukları sırada Khalil, beyaz bir polis tarafından öldürülüyor ve kısa sürede bu olay manşet oluyor. İnsanlar o gece neler olduğunu ve neden öldürüldüğünü bilmek istiyor. Haber kanalları Khalil'in silahlı ve tehlikeli olduğunu savunuyor. Suçlu, uyuşturucu satıcısı, çete üyesi gibi tanımlar kullanarak polis memurunun yargılanmaması için sebepler gösteriyorlar. Sokaklarda protestolar başlıyor. İnsanlar haklı bir öfkeyle hareket ediyor. Yeri geliyor evler, dükkanlar yağmalanıyor. 


Olayın tek görgü tanığı olan Starr, bir yandan ailesini korumaya çalışırken diğer yandan adalet için mücadele etme cesaretini gösteriyor.

''Sorun buydu. İnsanların bir şeyler söylemelerine izin veriyorduk ve sonra da o kadar sık söylüyorlardı ki bunları söylemek onlar için sıkıntı yaratmıyor ve bizim için de normal hale geliyordu. Sessiz kalmaman gereken durumlarda sesini çıkarmayacaksan sesinin olmasının faydası ne?''

''Irk birbirimizden koparana, din bizi ayrıştırana, politika bizi bölene, para bizi sınıflandırana kadar hepimiz insandık.''

''Cesur olmak korkmadığın anlamına gelmez Starr,'' dedi. ''Korktuğun halde devam ettiğin anlamına gelir ve sen de bunu yapıyorsun.''


BENİM YORUMUM
Benim için bu kitap tam bir hayal kırıklığı oldu. Çok bir beklentim yoktu kitaptan ancak bu kadarını beklemiyordum. Özellikle yabancı bloglar ve sosyal medyada bu kitapla ilgili çok fazla görsel görmüştüm ve D & R indiriminde tekrar karşıma çıkınca okumaya karar verdim.

Ancak beklentimin çok altındaydı. Çeviriyle ilgili çok fazla sorun yaşadım. Özellikle kitabın başından sonuna kadar kullanılan konuşma dili beni çok rahatsız etti. ''Napıyon, ne diyon, nereye gidiyon, gelmiyom, ne istiyon, ediyom'' gibi.
Bu sorunun yazardan kaynaklandığını düşünmek istemiyorum. Çevirmenden kaynaklanması da ayrı bir sorun. Konuşma diliyle yazılmış bir çok kitap okumuşumdur ancak burada yapılmak istenen, hikayenin içinde çok fazla sırıtıyordu.

Birde kullanılan argo kelimeler, küfürler var. Bazı yorumları okuduğumda bu durumdan rahatsız olanlar olmuş anladığım kadarıyla. Küfür beni rahatsız etmiyor çoğu kitapta. Nasıl kullanıldığı önemli elbette ancak asla okumam gibi bir durum bana mantıksız geliyor. Bu konuda beni rahatsız eden kitabın başındaki ifadelerin sonuna doğru farklılık göstermeye başlamış olmasıydı. Bir diğeri Türkçe küfürlerin kullanılmasıydı. Siyahilerin anlatıldığı bir kitap ve Türkçe küfürler..

Ayrıca kitaptaki diğer kötü bir durum. Irkçılığın karşısında duran bir romanın, ırkçılık yapması. Yani yazar, ırkçılığı eleştirirken ırkçılık yapıyor. İnsanlar, din, dil, ırk gözetmeksizin eşittiri savunan bir kitap aynı zamanda nasıl olur da bu kadar savunduğu şeyin tam karşısında durabilir. Örnek olarak Starr ve bir beyaz olan erkek arkadaşı arasındaki ilişkiyi gösterebilirim. Biz beraber olamayız sen beyazsın ben siyah. O bir beyaz ve beni anlamaz gibi tavırlardan bahsediyorum. Sonra okul ve mahalle arkadaşlarının bir araya gelmemesi için elinden geleni yapması falan. Irkçılığa uğradığını savunan bir karakterin, aynı şekilde ırkçılık yapması çelişkili bir durum bence.


Ayrıca her sayfada siyah ve beyaz ayrımı bir şekilde vurgulanıyor. Bununla da kalınmamış elbette alttan alttan diğer dinlere yapılan eleştirilerde söz konusu. Bu nedenle ben kitabın tam olarak neyi savunduğunu anlayamadım. 

Kitap toplamda beş bölümden oluşuyor. O an, olaydan beş hafta sonra, olaydan sekiz hafta sonra, olaydan on hafta sonra ve olaydan on üç hafta sonra olmak üzere. Kitabın cildi, kapak tasarımı, kalitesi gayet güzeldi. Zaten Yabancı Yayınları kitap tasarımı konusunda gayet başarılı. Ayrıca diğer dillere çevirilerde de aynı tasarım kullanılmış.

Son olarak kitabın konusuna elbette bir şey demek mümkün değil. Benim ilk olarak dikkatimi çeken zaten konusuydu. Ancak kitaptaki hataları görmekten kitabın konusunu hissedemedim. Hikaye bende çok yüzeysel kaldı ve bir türlü duyguya giremedim. Kısa sürede okuyabileceğim bir kitap böylece haftalarca bitmeyi bekledi.

Kitabın genel olarak beğenildiğini eklemeliyim. Bir çok yorum okudum ve bu yorumların çoğu olumluydu. Bu yorumlara bir göz attıktan sonra kararınızı verebilirsiniz. 

Keyifli okumalar... 

Bunlarda İlginizi Çekebilir

10 yorum

  1. hayal kırıklığı olması üzücü, konuşma dili konusunda çok haklsınız, çok rahatsız edici, kötü olmuş, yeni kitaplara yelken açmalı, keyifli okumalar, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim için hayal kırıklığı :) Konuşma dili konusu beni çok rahatsız etti. :)
      Teşekkür ederim.:))

      Sil
  2. sık çıkıyordu karşıma ve merak uyandırıyordu, şaşırdım o.O

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Bende şaşırdım. Ama söylediğim gibi genel olarak beğenilmiş. :) Hep güzel yorumlar okudum aslında.

      Sil
  3. Okumadığım bir kitap ama eleştirdiğin noktalar bence gayet mantıklı, haklı. Irkçılık kötü bir şey ama yazar bile demek ırkçılık yapmaktan kurtulamamış. Kolay değil sanırım bu tür duyguları içimizden atmak daha ben iki yaşımda filanken, Amerika'da beyazlar, siyahlar aynı otobüste bile farklı yerlere oturuyor, aynı plaja gidemiyordu...:(

    Emeğine sağlık, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kitap genel olarak beğenilmişti. Hatta övgüyle bahsediyorlardı. Ancak bu ayrıntılara dikkat etmek gerekiyor. Kitap amacına hizmet etmiyor bence :) Burada sadece siyahilerin bakış açısıyla bir şeyleri görüyoruz ve sürekli ırkçılığa uğradıklarını vurguluyorlar. Diğer taraftan bakarsan aynı şeyi kendileri de yapıyorlar. :) Kitabı okurken bunlara dikkat etmek lazım.
      Sevgiler.

      Sil
  4. bazen fazla merak adam öldürür derler :))) listenden şaşma o zaman :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle :)) D&R mağazasında kendini kaybetmek diye bir şey var ya. O gün öyle bir gündü :))

      Sil
  5. konusu güzel gibi sanki ama anladım haklısın çevirmen kötü olabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim içime pek sinmedi :) Çevirmen hakkında pek bir şey söyleyemiyorum. Başka çevirilerini okuduktan sonra tam bir şey söyleyebilirim belki :))

      Sil

Google+ Followers

Facebook

Subscribe