İkiden Az Birden Fazla - Şehrin Delikanlısı

Çarşamba, Kasım 29, 2017


İKİDEN AZ BİRDEN FAZLA KONUSU
Kutudaki Son Kibrit Çöpü yazarın ilk kitabıydı ve ben de blogumda yer vermiştim. Buradan ulaşabilirsiniz. Birinci kitapta Emrah'ın çocukluğu ve ailesi ile olan ilişkileri konu edilmişti. Zor bir çocukluk vardı orada ikinci kitabında ise üniversite hayatı, İstanbul'da verdiği yaşam mücadelesi konu ediliyor. Bir yandan Bahar'ın hayatında bıraktığı izlerle mücadele ederken, diğer yandan tek başına kendi doğruları üzerine kurduğu hayatı inişleri ve çıkışlarıyla kabul ediyor.

Belki haklı bir öfkeyle çıktığı yolda ailesinin hiç bir desteği olmadan çalışmaya başlıyor. İlk başta her şey yolunda gidiyor. Zehra Hanım en büyük destekçisi oluyor. Bir iş ve kalabileceği bir ev veriyor. Çocukluk arkadaşı Mustafa da yanında. Her şey yolunda giderken hem işsiz, hemde evsiz kalıyor. Günlük işlerde çalışmaya başlıyor. Günü kurtaracak kadar kazanıyor. İstanbul'da yolunda gitmeyince birde Çeşme'de deniyor şansını. Sonra tekrar İstanbul.

Zaman zaman Anne özlemi ağır basıyor. Babası ile olan ilişkisinde bir şeyler değişmeye başlıyor. Bir çok kişi giriyor hayatına. Gecelik ilişkileri de oluyor, değer verdikleri de, bir şekilde bir yerlerde yolları ayrılıyor.

''Öldüğüm zaman toprak suratıma tükürecek, biliyorum. 
Gülüyorum ve düşünmüyorum. 
Kırdığım her kalbin hesabı sorulacak, biliyorum.
Düşünmüyorum ama bir sigara alabiliyorum. 
Düşünmüyorum ama yine de anlatabiliyorum.
Annemin duaları ile ayaktayım. 
Sanmayın
Yaşıyorum,
Sadece ayaktayım...
Yine de 
Düşünmüyorum...''

BENİM YORUMUM
İlk kitapta olduğu gibi ikincisinde de düşüncelerini edebi kaygısı olmadan yazdığı çok belli yazarın. Edebi olarak da tatmin etsin isterseniz, pek size göre bir kitap olmayacaktır. Biraz günlük tadında, olduğu gibi süslemeden, değiştirmeden, olabildiğince sert..

İlk kitap içinde cinsellik ve küfür içeriyor demiştim. Bu kitapta da aynısı söz konusu. Bazılarımız bu kitabı okuduktan sonra aşırı boyutlarda diye bilir. Bazılarımızı rahatsız etmez bilemem. Ben ise cinsellik üzerine kurulmuş hikayelerden hoşlanmıyorum, okumuyorum da. Tekrar vurgulamak istiyorum cinsellik üzerine kurulmuş hikayeler derken başka hiç bir amacı olmayan kitaplardan bahsediyorum ve biliyorum ki her yerdeler. Bence cinsellik içeren kitaplarla bu söylediğim arasında çok büyük farklar var. Sözlerim bu kitap içinmiş gibi anlaşılmasın. Hikayenin tamamını düşündüğümde ve iki kitabı da ele aldığımda, daha bir çok duyguyu içinde barındırdığını görmemek mümkün değil. Emrah'ın hayatı, yaşam şekli göz önüne alındığında her şey olması gerektiği gibi, bu bölümler çıkartılmış olsa fazla yapmacık ve sahte durabilir hikaye. İlk kitap için de söylemiştim. Emrah'ın duygularına odaklanarak okunmalı. Altında yatan nedenler iyi gözlemlenmeli.

Emrah tek başına farklı bir karakter ancak hayatına bir şekilde giren insanlarda öyle. Burak var mesela kitapta varlığıyla yokluğu belli değil ancak kitabın sonunda en çok sizi şaşırtacak karakterlerden biri oluveriyor. Şeytan var birde. Kedi, köpek, kuş almayı düşünürde insan, yavru bir maymun almak kaç kişinin aklına gelir. 

İlk kitap sonuyla beni çok şaşırtmamıştı. İkinci kitabı olan İkiden Az Birden Fazla sonuyla biraz ters köşe yapıyor. Üçüncü kitabında kapılarını aralıyor.

Ben kitabı genel olarak beğendim. Bir sonraki çıkacak kitabı da okumak istiyorum. Devamını da merak ediyorum açıkçası. Ancak mutlaka okumalısınız, eminim çok beğeneceksiniz gibi bir öneride bulunamıyorum. Ben yazarı ilk kitabını okumadan önce hiç tanımıyordum. Wattpad yazarı olduğunu dahi kitabı okumaya başladığımda öğrendim. Orada iyi bir okuyucu kitlesi var gördüğüm kadarıyla ve gerçekten seviliyor. Tabi ki orada zaman içerisinde oluşan bu kitle kemikleşiyor ve kitap olarak çıkartıldığında çok daha büyük ve farklı kitlelere ulaşıyor. Buda iyi veya kötü bir çok yorumu beraberinde getiriyor ve herkese hitap etmeye biliyor.

Son olarak kitap kapak tasarımına da değinmek istiyorum. İki kitabında kapak tasarımını ayrı ayrı beğeniyorum. İki kitabı yan yana koyduğumda ise bir seri kitabı olduğunu göz önüne alarak bir yerlerden birbirini yakalaması gerektiğine inanıyorum. Bu benim düşüncem tabi ki yazarın kararına saygı duymak gerekir belki ama bu benim düşüncem sonuçta. Ben o beklediğim uyumu göremedim diyerek bitiriyorum. Konusu ilginizi çektiyse belki bir şans verirsiniz. 

Bunlarda İlginizi Çekebilir

12 yorum

  1. merhaba sayfana göz attım bir kitap düşkünü olarak incelemey devam edeceğim. senide sayfama beklerim son yazıma bir göz at istersen :)

    YanıtlaSil
  2. mm okunabilir de okunmayabilir de yani :) şu sıralar biraz edebi tatmin arayışındayım sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki sonra okursun diyelim o zaman :))

      Sil
  3. aslında böyle doğal ve edebi kaygı taşımadan yazılan kitapların da ayrı bir gerçekçiliği ve çekiciliiği olduğunu düşünüyorum. dramatik bir yönü ve konusu da var. listeme aldım okunabilir görünüyor. teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söylediğin gibi edebi kaygı taşımadan yazılmış ve dili de hikaye de çok gerçekçi, hayatın içinden, gerçek bir hikaye okumanı isterim. :))

      Sil
  4. ilkine yaptığım yorumdan sonra 2.'yi gönderme gereği duymadı yazar:D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatırlıyorum galiba yorumunu :) Ne söyleyeyim bilemedim şimdi :))

      Sil
    2. sadece şunu sorar mısın yazar mı yollamış kitabı ?

      Sil
    3. İlk bıraktığınız yorumu hakaret içerdiği için yayınlamıyorum. İspat edecek bir durum da olduğunu düşünmüyorum. Herkes okuduğu kitabı beğenmek zorunda değil. Sorun ne bilmiyorum ama bir sorununuz varsa Kitap Eylemi ile blogundan iletişime geçebilirsiniz.

      Sil
  5. Seri olmasaydı deneyebilirdim aslında :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk kitaptan başlayabilirsin:) Beğenirsen devam :))

      Sil

Google+ Followers

Facebook

Subscribe