Cesur Yeni Dünya ve Aldous Huxley

Cumartesi, Mayıs 14, 2016

Cesur Yeni Dünya yasaklanan kitapların başında gelen Aldous Huxley'ın 1932 yılından basılmış olan Bilim Kurgu Klasiği. F.S 632(Ford'dan sonra 632) yılın da yani  26. yüzyılda Londra da geçen bir Distopya.

Laboratuvarlar da yapay döllenme ile dünyaya gelen insanları düşünün. Kapısında 'Cemaat, Özdeşlik, İstikrar' yazan Londra Merkez Kuluçka ve Merkezi'nde üretilen insanlar. Yaşama koşullarına göre, ihtiyaç duyulduğu kadar üretilen insanlar. Alfa, Beta, Gama, Delta ve Epsilon gibi koşullara ve ihtiyaca göre Laboratuvarlarda sınıflandırılmışlardır. Zeka seviyeniz, çalışacağınız iş, kişilikleriniz  ve zevkleriz.  Anne, Baba ve Aile kavramlarının olmadığı bir dünya. Aşk, yok, sevgi yok, hüzün yok, duygular yok, ahlak yok. Bir kişi ile uzun süre birlikte olmak yok. Evlenmiyorsunuz, Anne olamıyorsunuz ve hiç bir zaman bir aileniz olmuyor. Bunların hepsi topluma karşı işlenmiş bir suç kabul ediliyor. Üstelik bu düzen bize ne kadar anormal geliyorsa, aynı şekilde onlar için de o kadar normal. Eğitim ise uyku sırasında öğretiliyor. Yani şartlandırılıyorsunuz. Aynı zaman da çocuk yaşlarda ölüme alıştırılıyorsunuz.


''Herkes herkese aittir.''

Din, edebiyat, sanat, felsefe, tarih gibi size geçmişi hatırlatan hiç bir şey yok hayatınız da.
Hastalıklar, yaşlılık ve erken ölümlerde yok, kilo almak yok, her kez zayıf ve genç, kirlilik yok, fakirlik yok, açlık yok, gelecek korkusu yok. Yani doğal olan hiç bir şey yok.
Soma adındaki bir hap sayesinde sıkıntılarınızı, bunalımlarınızı sizi mutsuz edebilecek her şeyi  ortadan kaldırabiliyorsunuz bir hapla ve hayatınız normale dönüyor. Üstelik o kadar yoğunsunuz ki düşünecek zamanınız dahi yok. Düşünen insan sadece problem yaratır mantığı ile düşünmeniz engelleniyor. 


''Bir Gramı bin musibet savuşturur.''

Bernard Marx bir Alfa -Artı ve bir şeylerin yolunda gitmediğine inanan ve düzenin yanlış işlediğini düşünen birisi. Hakkında bir çok söylentide vardır.  Bernard Marx henüz bir şişedeyken yanlışlıkla kanına alkol karışmıştır ve karakterinde ve dış görünüşünde bazı farklılıklar oluşmuştur. Lenina ya yakınlık duyması ve Soma ya ihtiyaç duymadan yaşamasının sebebi de bu sebeple olduğu düşünülmektedir.

Birde Vahşi Ayrıbölgeler vardır. Cesur Yeni Dünya dışında kalan bir dünya. Elektrikli tellerle çevrilmiş Vahşi Ayrıbölgeler de ise tam tersi bir hayat  devam etmektedir. Aşk, din, edebiyat, tarih varlığını sürdürürken aynı zaman da salgın hastalıklar, yaşlılık, açlık da devem etmekte olan başka bir toplum.

Bernard Marx bir gün Lenina Crowne ile Vahsi Ayrıbölge ye bir gezi düzenler. Orada Cesur Yeni Dünyalı  olan biri tarafından dünyaya gelen John ile tanışırlar. Bernard Marx ve Lenina, John'u Cesur Yeni Dünya'ya getirir. John her kezin ilgisini çeker. Hiç bilmedikleri bir hayattan gelen John bu ilgiden zamanla sıkılmaya başlayacaktır.
John Ayrıbölgede normal bir hayat sürmektedir. Shakespeare'in eserlerinden aldığı alıntılar ve okuduğu kitaplarla bu durum vurgulanmaya çalışılmıştır. İyi bir Shakespeare okuru olan John karşılaştığı durumlarda Shakespeare den alıntılar yaparak cevap vermiştir.
Kitaptaki karakterlerden Bernard Marx'ın adının George Bernard Shaw ve Karl Marx'ın isimlerinin birleşiminden, Henry Foster isminin Henry Ford'dan gelmiş olması ve Lenina Crowne isminin ise Vladimir Lenin'den geldiği bilinmektedir. Mustafa Mond isminin Sir Alfred Mond'un isimlerinden ve ayrıca Mustafa Kemal Atatürk den geldiği düşünülmektedir. 

Cesur Yeni Dünya gerçekten etkileyici bir kitap. Kitabın yazıldığı zaman da Aldous Huxley'ın kurduğu bu dünyaya yavaş yavaş yaklaştığınızı görüyorsunuz. Ayrıca kitabı bir çok distopya türünden ayıran özelliği ise bana göre sürekli korkutarak, gözetlenerek, baskı altında düşünmesi engellenen bireyler bu kitapta yok diyebilirim. Cesur Yeni Dünya da bireylere bu düzen sevdirilmiş ve bunları baskı altında oldukları için değil kendileri istediği için yapıyorlar. 

İthaki yayınları tarafından basılan kitabın kapak tasarımı ve kalitesini de çok beğendiğimi söylemeliyim. 

Bunlarda İlginizi Çekebilir

21 yorum

  1. Şu sıralar Orwell Hayvan Çiftliğini okuyorum. Sonrasında 1984'e geçecektim ama Huxley'in bu kitabı ile 1984'ü bir hayli benzetenler var. Zaten geçmişte de iki ismin yolları kesişmiş. Orwell, Huxley'den bir hayli etkilenmiş anlaşılan. Listemde olan kitaplardan. Güzel bir yorumlama olmuş, teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için ben teşekkür ederim :) Hayvan çiftliğini de çok beğenerek okumuştum. Açıkçası favorim Hayvan Çiftliği. Benim de 1984 sıradaki okuyacağım kitap olacak sanırım. Açıkçası bu kitapla birlikte merakım artı. Umarım siz de beğenirsiniz :)

      Sil
  2. Düşünen insan sadece problem yaratır mantığı bu gün de yok mu? Sistem eleştirisi yapabilen kitaplara değer vermek gerekir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Size katılıyorum. Bu gün olduğu gibi bu mantık hep olacak galiba. Üzerinde düşündüren bir kitaptı.

      Sil
  3. Yine düşünmeye sevkeden kitaplardan ...
    Bilgilendirme için teşekkürler ... Okumadım hala ...
    Huzurlu geceler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ederim :) Düşündüren kitaplardan gerçekten. :)

      Sil
  4. Cesur Yeni Dünya bende de var, listemde sırasını bekliyor :)) Distopyaları seviyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende bu ara Distopyalara sardım. Bakalım böyle ne kadar gidecek :)

      Sil
  5. Kitap konusu mu güzel yoksa anlatan mi böyle ilgi çekici anlatiyor anlamadim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Teşekkür ederim. Kitap ilgi çekici diyelim :)

      Sil
  6. Bunu beğendinse ve okumadınsa , Ursula le guin'in mülksüzlerini de tavsiye ederim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Okumamıştım. Ama önerine uyup en yakın zaman da okuyacağım :D

      Sil
  7. bunu da merak ediyorum, bu sene içinde okuyacağım kısmetse:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ins :) Cesur yeni dünya da beni etkiliyen kitaplar arasında yer alıyor :)

      Sil
  8. süper şeyler okuyon seeeeen amaaaa :)

    YanıtlaSil
  9. yine gayet güzel yorum.
    merak ettim, attım listeye:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Umarım beğenirsin :)

      Sil
  10. Bu kitabı ben de bir kaç gün önce bitirdim. Kitap 26. yüzyılda geçiyor ama 1932'de Huxley kitabı yazdığında gerçekten bizim önümüzdeki 400 yıl sonrasını görebilmiş. Tam anlamıyla bir distopya. Bilim kurgu deyip geçmemekte lazım güzel bir sistem eleştirisi de yapılmakta kitapta. O zamandan bu zamana kadar gerçekten sistematik olarak hiç bir şey değişmemiş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Kitabı bende çok beğenmiştim. Kitapta sistem eleştirisi gerçekten çok iyi yapılıyor ve üzerinde uzun uzun düşündüren bir kitaptı. Yorumun için teşekkürler :)

      Sil
  11. ya bloguna girince ana sayfaya nasıl geliyoruz bulamadıım yaa :)

    YanıtlaSil

Google+ Followers

Facebook

Subscribe